Tutuklu avukatlar için açıklama
İSTANBUL - NATO Zirvesi soruşturmaları kapsamında tutuklanan avukatlara yönelik suçlamaları kabul etmeyen hukuk örgütleri, avukatlık faaliyetlerinin hedef alındığını belirtti.
Çok sayıda hukuk örgütü, NATO Zirvesi öncesi yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan avukatlar Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şube Başkanı Ezgi Önalan, ÇHD üyeleri Doğa İncesu, Kürşat Bafra, Semra Demir ve Yunusemre Işık için Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi önünde açıklama yaptı. Açıklamada, “ÇHD İstanbul Şube Başkanı Av. Ezgi Önalan, ÇHD üyeleri Av. Yunusemre Işık, Av. Doğa İncesu’ya özgürlük” yazılı pankart açıldı. Açıklamada, “Yargı susmadı susturulamaz” sloganı atıldı. Açıklamada basın metnini ÇHD Genel Sekreteri Çiğdem Akbulut okudu.
Avukatlara yöneltilen suçlamaların avukatlık mesleğine ve savunma makamına bir saldırı olduğuna dikkat çeken Çiğdem Akbulut, “Müvekkilleri ile olan görüşmeleri, tahsil ettikleri vekalet ücretleri, takip ettikleri davalar sorulabilmiş, yargı pratiğinde defalarca çiğnenen ‘avukatın müvekkil ile özdeşleştirilemeyeceği’ temel ilkesi bir kez daha ayaklar altına alınmıştır. Baro başkanı dahil olmak üzere meslektaşlarıyla olan görüşmeleri sorularak, mesleki faaliyetleri kriminalize edilmiştir. Hazırlanan soruşturma dosyalarında sorulan mesnetsiz soruları dinlediğimizde, bildiğimiz gerçeği bir kez daha gördük. Ortada bir yargı süreci yok, meslektaşlarımızın politik kimliklerinin ve avukatlık pratiklerinin hedef alındığı bir siyasi saldırı ile karşı karşıyayız” dedi.
MÜCADELE VURGUSU
Çiğdem Akbulut, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hakkında yakalama emri çıkardıkları, kırmızı bültenle aradıkları Netenyahu’nun en büyük suç ortağı olan soykırımcı Trump’ı yetki sahasında soruşturmaya cesaret edemedikleri için Ankara’da ağırlayanlar, Gazze için işlevsiz hamaseti sürdürmektedir. Epstein dosyalarının çocuk istismarcıları Türkiye’ye geliyor diye fiili olağanüstü hal ilan edilmesi utanç vesikasıdır. Meslektaşlarımızın avukatlık pratikleri tam da bu sömürü düzenine ve emperyalizme karşı ezilen halkların safında durmaktan ibarettir. Şahidiz ki tutuklanırken bile müvekkillerini savunmak için görev başındaydılar. Hapishanelerde, adliyelerde, hastanelerde ve karakollarda direnişlerini sürdürdüler. Emperyalizme karşı direndikleri için hapsedilen tüm siyasi tutsaklar ve halkın savunmasını üstlendiği için tutuklanan bütün meslektaşlarımız özgürlüğüne kavuşana dek mücadelemize devam edeceğiz! Ne avukatlık pratiğimizden, ne de anti-emperyalist kimliğimizden bir milim bile sapmayacağız. Tüm tutuklu meslektaşlarımızı faşizmin elinden alacağız!”