PSAKD Bölge Sorumlusu: Ortak mücadele şart
MÛŞ - Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nde Alevilerin rolüne ve taleplerine dikkat çeken PSAKD Bölge Sorumlusu Latife Ulutaş, sürecin sonuna kadar arkasında olduklarını belirterek, ortak mücadele çağrısında bulundu.
Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana merkeze alınan tekçi anlayış Türkiye'de inkarı, asimilasyonu ve katliamı birlikte getirdi. Kürtler ve Aleviler, Dersîm, Zilan, Sêwaz, Çorum, Mereş, Roboskî ve daha birçok yerde kırımdan geçirildi. Katliama ve asimilasyon politikalarına karşı Aleviler ilk günden bu yana eşit, özgür yaşam, ve inançlarının tanınması talebiyle mücadele ediyor. 27 Şubat 2025'te Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın çağrısıyla başlayan Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nde, Aleviler de inançlarını özgür yaşamak talebiyle yer alıyor.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Bölge Sorumlusu Latife Ulutaş, barışla birlikte demokratikleşmenin de konuşulduğu süreçte Alevilerin süreçteki rolüne dikkat çekti.
EŞİT YURTTAŞLIK TALEBİ
Katliamların Alevilik var olduğu sürece yaşandığını kaydeden Latife Ulutaş, "Demokrasiye olan inancımızı hayata geçirmeye çalıştık. Her ne kadar ülkede hukuksuzluğu görsek de demokrasi, barış, insan hakları dedik. Mücadelemiz bugün de aynı çizgide devam ediyor. Sadece Alevilerin eşit yurttaşlık talebinden bahsetmiyoruz. Kürtlerin, Ermenilerin, Çerkezlerin, yaşayan bütün halkların hakkından bahsediyoruz" dedi.
Eşit yurttaşlığın sadece Alevileri kapsamadığını belirten Latife Ulutaş, "Bu ülkede hakkını alamayan, dilini, kültürünü, inancını yaşayamayan bütün halklar için çağrı yapıyoruz. Alevilik aynı zamanda bir doğa inancı. Biz, doğada yaşayan her bir canlının haklarına da aynı saygıyı gösteriyoruz. Bu yüzden ortak mücadele diyoruz" diye konuştu.
'KADINLAR SÜRECİN ARKASINDA'
Demokratikleşmenin önemine dikkat çeken Latife Ulutaş, Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ni çok önemsediğini söyledi. "Ama burada demokratik ve toplumsal bir barıştan bahsetmek gerekiyor" diyen Latife Ulutaş şunlar kaydetti: "Bugün sadece Alevilerin haklarını vermek yetmez. Ötekilerin, işçilerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin bir çok sorunu var. Barış sürecinin bunları kapsayan bir yerde olması gerekiyor. Ülkede her gün öldürülen kadınlar var. Bunun için politikaların olması gerekiyor. Alevilerin talepleri ve sorunları var. Onların da karşılanması gerekiyor. Alevilerin, komisyonda söz sahibi olması gerekiyor. Sonuna kadar sürecin yanında, arkasındayız. Özellikle kadınlar olarak. Çünkü savaşta en ağır yarayı alan annelerdir. Her kurşun annenin yüreğini yakıyor. Kadınların daha çok mücadele içerisinde olması gerektiğini düşünüyorum. Bu ülkede öteki görülen herkesin sahiplenmesi gerekiyor. Umuyorum ki diğer sorunların da önünü tıkayan etkenler çözülür. En kısa sürede barışın inşa edilmesini umuyorum. Herkes kendi rengiyle bir arada yaşar."
MA / Can Kırbaş