AMED - Müziğin çocuklara dokunan önemli bir eğitim aracı olduğunu belirten Ma Music Koordinatörü Şêrko Kanîwar, düzenledikleri eğitmen atölyesiyle amaçlarının çocuklarla daha sağlıklı iletişim kurabilecek kişileri yetiştirmek olduğunu söyledi.
Çocuklara Kürtçe müzik eğitimi veren müzisyenler için Ma Music tarafından eğitim atölyesi gerçekleştirildi. 10-17 Temmuz arasında gerçekleşen atölyede 14 kişi eğitim gördü. Atölyede müzik öğretim metotları, titularts oyunları, yaratıcı drama oyunları, müzik terapi, Zarok Ma, Gerok Ma metotlar ve periyodik çalışmalar yer aldı.
Atölyeye ilişkin konuşan Ma Music Koordinatörü Şêrko Kanîwar, eğitmenler için kurdukları atölyenin Kürtçe için önemli bir adım olduğunu söyledi. 2006 yılından bu yana çocuklarla müzik alanında çalışmalar yürüttüğünü, özellikle 2013’ten itibaren ise Kürt müziği ve kültürüne odaklandığını belirtti. Kanîwar, 2016 yılında kayyımların atanmasının ardından ailelerin ve halkın desteğiyle kolektif bir anlayışla Amed’de Ma Music’i kurduklarını söyledi.
Temel hedeflerinin Kürtçe müziğin eğitimini akademik düzeyde vermek olduğunu vurgulayan Kanîwar, Kürdistan’ın ve Türkiye’nin farklı kentlerinden gençlerin Amed’e gelerek bu eğitimlere katıldığını, ayrıca gezici çalışmalarla dünyanın farklı yerlerinde yaşayan Kürt çocuklarına da ulaşmaya çalıştıklarını ifade etti.
EĞİTMENLERE YÖNELİK TARİHİ PROGRAM
Kanîwar, Zarok Ma bünyesinde Kürdistan ve Türkiye’deki Kürt kültür ve sanat kurumlarında görev yapan eğitmenlere yönelik beş günlük bir eğitim programı düzenlediklerini söyledi.
Programa Amed Mezopotamya Kültür Merkezi, Dicle Fırat Kültür Merkezi ile Mêrdîn, Nisêbîn ve Ankara’daki kurumlarda çalışan müzik ve drama eğitmenlerinin katıldığını belirten Kanîwar, çalışmanın Ma Müzik Akademisi eğitmenlerinin öncülüğünde yürütüldüğünü kaydetti.
Programın temel amacının çocuklarla daha sağlıklı iletişim kurabilecek eğitmenler yetiştirmek olduğunu belirten Kanîwar, çocukları kültürel asimilasyondan koruyacak, psikolojik, sosyal ve demokratik açıdan doğru eğitim yöntemlerinin geliştirilmesini hedeflediklerini ifade etti.
‘ÇOCUK HER ŞEYDEN ÖNCE GÜVENDE HİSSETMELİ’
Çocuk eğitiminde evrensel ilkelerin bulunduğunu dile getiren Kanîwar, en önemli unsurun çocuğun bulunduğu ortamda kendisini güvende hissetmesi olduğunu söyledi. Kanîwar, güven duygusunun ardından ikinci temel unsurun anadilde iletişim olduğunu belirterek, eğitmenlerin çocuklarla kendi dillerinde konuşmasının eğitim sürecini güçlendirdiğini ifade etti. Üçüncü temel noktanın ise eğitmenin mesleki yeterliliği olduğunu söyleyen Kanîwar, çocuklarla çalışan kişilerin kendi alanlarında uzman olmaları gerektiğini, ancak bu bilgiyi çocukların algı düzeyine uygun biçimde aktarabilmelerinin de büyük önem taşıdığını kaydetti.
Kanîwar, müzik eğitiminin yalnızca sanatsal gelişim sağlamadığını, çocukların sosyalleşmesine, birlikte üretme kültürü kazanmasına ve kolektif yaşam becerilerinin gelişmesine de katkı sunduğunu vurguladı. Çocuklarla çalışan bir eğitmenin öncelikle çocukları sevmesi gerektiğini vurgulayan Kanîwar, “Çocukları sevmeyen biri, teknik olarak ne kadar başarılı olursa olsun çocuklarla çalışmamalıdır. Çocuk, eğitmenin enerjisini hemen hisseder. Eğitmen sınıfa öfkeli ya da isteksiz geldiğinde bundan en çok çocuk etkilenir. Bu nedenle çocuk eğitimi çok hassas bir alandır” dedi.
Öğretmenin çocuk için bir rol model olduğunu belirten Kanîwar, eğitmenlerin kendilerini sürekli geliştirmeleri ve yeni eğitim yöntemlerini takip etmeleri gerektiğini söyledi.
YILDA İKİ KEZ DÜZENLENMESİ HEDEFLENİYOR
Düzenlenen eğitmen programının Kürt kültür ve sanat kurumları açısından ilklerden biri olduğunu ifade eden Kanîwar, “Kürtçe çocuk eğitimini bilimsel yöntemlerle geliştirmek ve yeni nesillere daha nitelikli eğitim sunabilmek için bu tür çalışmaları yılda iki kez gerçekleştirmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.
ÇOCUKLARLA İLETİŞİMİN ARACI
Mizgin Yıldırım, Dicle Fırat Kültür Merkezi’nde çocuk eğitmeni olarak çalıştığını belirterek, yaklaşık on yıldır çocuklarla müzik alanında çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Çocuklarla çalışmanın onların yaşamına dokunmak ve gelişimlerine katkı sunmak açısından çok değerli olduğunu ifade eden Mizgin Yıldırım, bu süreçte kendilerinin de çocuklardan çok şey öğrendiğini dile getirdi. Mizgin Yıldırım, müziğin çocukların gelişiminde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, şarkılar aracılığıyla çocukların kendilerini ifade edebildiğini, yaratıcılıklarını geliştirdiğini ve dil becerilerini güçlendirdiğini söyledi. Müziğin çocukların yaşamına dokunan önemli bir eğitim aracı olduğunu kaydeden Mizgin Yıldırım, çocuk eğitiminin çok erken yaşlarda başladığını ve yaşam boyu devam eden bir süreç olarak görülmesi gerektiğini ifade etti.
‘YAŞAM VE SES İÇ İÇEDİR’
İnsan yaşamının sesle iç içe olduğunu belirten Mizgin Yıldırım, ritim ve müziğin çocukların duygularını tanımalarına, kendilerini ifade etmelerine ve özgüven kazanmalarına katkı sunduğunu söyledi. Yürüttükleri çalışmaların çocuklar üzerinde olumlu sonuçlar yarattığını dile getiren Mizgin Yıldırım, her eğitmenin çocuklarla birlikte kendisini de geliştirdiğini, her gün yeni deneyimler kazandığını ve öğrenmeye devam ettiğini belirtti. Mizgin Yıldırım, sınıf içinde dayanışma ve ortak katılım temelinde yürütülen eğitimin çocukların birlikte üretme becerisini güçlendirdiğini de vurguladı.
Eğitim çalışmalarında özellikle kültür, sanat ve müziğin dil gelişimine katkısı üzerinde durduklarını ifade eden Mizgin Yıldırım, çocukların şarkılar aracılığıyla yeni kelimeler öğrendiğini, telaffuzlarını geliştirdiğini, konuşma becerilerini güçlendirdiğini ve anadillerini daha etkin kullanabildiğini söyledi. Böylece çocukların hem kelime dağarcığının genişlediğini hem de anadillerindeki ifade güçlerinin arttığını belirten Mizgin Yıldırım, sanatın çocukların yaratıcı, özgüvenli ve üretken bireyler olarak yetişmesine katkı sunduğunu kaydetti.
‘EĞİTİM ANA RAHMİNDEN BAŞLAR’
Zilan Oğuz, Qoser (Kızıltepe) Mezopotamya Kültür Merkezi’nde eğitmen olarak görev yaptığını dile getirerek, çocuk eğitiminde en önemli noktanın çocuğun kendi isteği ve ilgisiyle eğitime katılması olduğunu söyledi. Çocukların ailelerinin zorlamasıyla değil, istek ve mutlulukla eğitim alması gerektiğini ifade eden Zilan Oğuz, zorla getirilen bir çocuğun eğitime odaklanamayacağını ve verimli bir öğrenme süreci yaşayamayacağını belirtti. Bu nedenle çocukların eğitim sürecine severek ve keyif alarak katılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.
Zilan Oğuz, amaçlarının dengbêjlik ve stran geleneğini yaşatacak yeni kuşaklar yetiştirmek olduğunu kaydederek, çocukların Kürtçeyi, özellikle de anadillerini şarkılar aracılığıyla öğrenmelerini ve gelecekte bu dili yaşatmalarını istediklerini aktardı. Zîlan Oğuz, yürüttükleri tüm çalışmaların bu hedef doğrultusunda sürdürüldüğünü ifade etti.
‘MÜZİK ÇOCUKLARIN YAŞAMINDA SÜREKLİ YER ALMALI’
Çocuk eğitiminin anne karnındaki dönemden itibaren başlaması gerektiğini söyleyen Zîlan Oğuz, anne adayının dinlediği müziklerin ve söylediği ezgilerin çocuk üzerinde etkili olduğunu söyledi. Çocuk dünyaya geldikten sonra da bu ezgilerin gelişiminde iz bıraktığını kaydeden Zîlan Oğuz, bu nedenle müziğin çocukların yaşamında sürekli yer almasının önemli olduğunu vurguladı. Zilan Oğuz, çocuklarla çalışan bir eğitmenin her şeyden önce çocukları sevmesi gerektiğini ifade ederek, aynı zamanda onların dilini ve dünyasını iyi tanımasının da önemli olduğunu söyledi. Kendi kültürleri ve çocuk kültürüyle çocukları buluşturmayı hedeflediklerini aktaran Zîlan Oğuz, çocukların kendi dilleri ve kültürleriyle yetişmelerini amaçladıklarını vurguladı.