Tarihçi Aydın: İkinci yüzyılda ‘Demokratik Cumhuriyet’ bir şanstır

img
İSTANBUL- PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın çözüm için önerdiği “Demokratik Cumhuriyet” modelinin bir şans olduğuna dikkat çeken tarihçi Erdoğan Aydın, “Demokratik Cumhuriyet; Türkiye’nin kanamakta olan yaralarının tedavi edilmesinin biricik yol ve yöntemidir” dedi. 
 
Osmanlı İmparatorluğunun yıkılışı ardından 29 Ekim 1923’te “Türkçülük” esası üzerine kurulan Türkiye Cumhuriyeti yüzüncü yılına girdi. Cumhuriyet boyunca inkar, imha ve asimilasyon politikaları ile Kürtler başta olmak üzere halklar kırımdan geçirildi. Bu kırımlara Kürtler, sistematik bir şekilde yerel başkaldırılarla hep karşı çıktı. En son olarak bu politikalara başkaldıran PKK Lideri Abdullah Öcalan, kalıcı çözümün “Demokratik Cumhuriyet” projesi ile mümkün olabileceğine dair ısrarını sürdürürken, yüzüncü yıllına giren Cumhuriyet ile birlikte Abdullah Öcalan’ın çözüm tezi daha da çok tartışılmaya başlandı. 
 
Tarihçi Erdoğan Aydın, Cumhuriyet tarihi boyunca Kürtlerin rolü ve itirazlarını, Abdullah Öcalan’ın çözüm perspektifi niteliğinde olan Demokratik Cumhuriyet önerisini değerlendirdi. 
 
 KÜRTLER VE TÜRKLERİN ORTAK VATANI
 
Cumhuriyet öncesi döneme işaret eden Aydın, bu dönemde “Kürtlerin ve Türklerin vatanı” şeklinde tarifin olduğunu ve bu nedenle özellikle Azadî Cemiyeti’nin bu yönlü taleplerinin olduğunu anımsattı. Milli mücadele döneminde Kürtlerin ve Türklerin eşit haklara sahip olacağına dair bir gelecek vaadinin olduğunu dile getiren Aydın, “Bu açıdan baktığımızda, kullanılan millet kavramı, ‘Türk ulusu’ anlamında değildi. Müslüman milleti kast ediliyordu. Bunun için de öncelikle Kürtler ve Türkler yer alıyordu” dedi.  
 
KÜRTLER TECRÜBESİZDİ
 
Bu hususa dair Misak-ı Milli’ye de işaret eden Aydın, “Kurtarılması düşünülen vatan toprakları, ‘Kürtlerin ve Türklerin yaşadığı topraklar’ şeklinde tabir ediliyordu.  Bunun yanı sıra Lozan’a Kürtler ve Türklerin hakkı için gidildi. Bu süreçte Kürt aşiretlerinden destek de aldılar. Aynı zamanda imzalı metinler de almışlardı. Fakat arada önemli bir fark vardı; Türkçülük siyasetini izleyen Türkçülük egemen sınıfları, çok örgütlü askeri donanıma sahip entelektüel birikimleri daha yüksek ve örgütlüydüler. Bir önceki dönem İttihat Terakki tecrübesinden yan yana gelmekteydiler. Buna karşı Kürt egemenlerinin böyle bir tecrübesi yoktu” diye konuştu. 
 
‘YARIM KALAN İŞ’
 
Kürtlerin kendi aralarından çelişkiler yaşadığını bu nedenle ortaklaşma konusunda zorluklar yaşadıklarını ifade eden Aydın, “Ortak tek Kürt ulusal siyasetinin saptaması konusunda zorlandılar. Böyle bir dönemdi. Bu tür faktörler bir araya geldiğinde aslında Lozan Anlaşması’nın imzalanması akabinde başta Mustafa Kemal ve diğer yöneticiler, yarım kalan bir işi tamamlamaya yöneldiler. Yarım kalan iş neydi? Elbette Ziya Gökalp’in Türkleştirmek, Müslümanlaştırmak ve Muasırlaştırmak projesi idi. Ermenilerin, Rumların tavsiyesiyle bir anlamda bir mesafe kat edilmişti. Ama tavsiye edilmesi gereken bu sefer Müslümanların içerisindeki farklılıklar vardı. Kürtler burada temel pozisyondaydılar. Nitekim Lozan Anlaşması sonrasında Milli Mücadele önderliği, ‘1921 Anayasası’nı değiştirdi” ifadelerini kullandı. 
 
DEMOKRATİK ÖZERKLİK 
 
1921 Anayasası’nın Ademi Merkeziyetçi yönünün olduğunu ve bu yönüyle “Demokratik Özerkliği” de garanti altına alan bir Anayasa olduğuna vurgu yapan Aydın, “Eğer bu anayasa uygulansaydı hem Kürtler açsından sorun çözülürdü hem de Türkiye demokratik bir ülke olurdu. Bu gün Türkiye çok daha müreffeh, çok daha zengin olurdu. Uluslararası iş bölümünde çok daha aktif rol oynardı. Ama Türk egemen sınıflarının sadece Türklükle kendini sınırlamaları tıpkı bir önceki dönem Ermenileri tasfiye etmeleri gibi Kürtlerin de tasfiyesini daha başından kafalarına koymuşlardı. Milliyetçi ideoloji ve salt kendileri için devlet yönelimi belirleyeniydi. Artı Kürtlerle bu toprakları, bu egemenlik alanını paylaşmak istemiyorlardı. Aslında paylaşmış olsalardı Kürtlerin bugün yaşadığı topraklarda çok daha gelişkin bir ekonomi söz konusu olabilirdi” diye konuştu. 
 
İSYAN İNKARLA BAŞLADI
 
Bu anlayışa karşı Şeyh Said başkaldırısının yaşandığını ancak, “İsyan oldu, onun için Kürtlere yöneldik” anlatısının öne sürüldüğünü anımsatan Aydın, bunun “kesinlikle” gerçeği yansıtmadığını belirtti. Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şeyh Said’in isyana filen zorlandığı atmosfer, Kürtlüğün inkarının anayasal düzeyde ilan edilmesinin sonrasında gerçekleşti. Yani milli mücadele döneminde Kürtlere verilen taahhütlerin tümü devre dışı bırakılması üzerine Şeyh Said’in şahsında isyan gelişti. O döneme kadar birlikte bir gelecek tasafürü vardı. İsyan, travmanın tepkisiydi. Bu tepki ne yazık ki Türk egemen sınıfları tarafından Kürtlüğe yönelik topyekün bir fırsata dönüştürüldü. Sonrasında Takrir-i Sükun yani ‘sessizlik’ yasası çıkarıldı. Bu yasayla şu yapıldı: Sadece Kürtler değil Kürt olma hakkı değil aslında muhalif olabilecek hiç kimse ayakta bırakılmadı.” 
 
TASFİYE DEVREYE GİRDİ
 
Öyle ki “Milli Mücadeleyi” başlatan Rauf Orbay, Ali Fuat Cebesoy, Refet Belle, Adnan Adıvar ve Tarakkiperver Cumhuriyet Fıkrası içinde yer alan pek çok ismin de “tasfiye” edildiğinin altını çizen Aydın, ayrıca sosyalistlerin de fiziken tasfiye edildiğini kaydetti. Bu durumu aynı zamanda “operasyon” olarak değerlendiren Aydın, “Nazım Hikmet Ran kendini zar zor kurtardı. Muhalefet edecek kimseyi bırakmadılar. Öyle ki İstanbul basını ki hepsi aslında Ankara’dan yanaydılar ancak hepsini Elazığ’da hücrede tuttular. ‘Siz de iş birliği yaptınız’ denildi” diye kaydetti. Aydın, tam bir suskunluk hedefinin olduğunu belirterek, “Alevilerin Alevi olma hakkı da fiilen yasaklandı. Bütün bunları ele aldığımızda birinci dönemde zayıftılar. O nedenle Kürtler, Aleviler ve sosyalistlerle iş birliği yaptılar. Fakat ne zaman ki savaşı kazanıp Lozan’ı imzaladıklarında, kafalarındaki projeyi uyguladılar” diye belirtti.
 
TÜRKİYE’YE KÖTÜLÜK YAPTILAR
 
Binlerce insanın öldürüldüğünü dile getiren Aydın, şöyle devam etti: “Türkiye’ye çok büyük kötülük yaptılar. Binlerce insan sürgüne gönderildi ve binlerce insanın mülküne malına el konuldu. Tıpkı bir önceki dönemde İttihat Teraki’nin gayrımüslimlere yaptığı gibi bu sefer Kürtlere yapıldı. Kürtlerin karşı koyuşları, ‘Şeyh Said isyanı’ diye tabir edilen dirençte de ‘biz halklarımızı istiyoruz’ talebi vardı. Fakat şöyle düşünülmesin: ‘Kürtler sürekli isyan etti’ söylentisi doğru değil. Ağrı İsyanı’nın farklı bir bağlamı var. Ancak diğerlerinin hepsi, ‘dilimizi, inancımızı istiyoruz. Biz de bir ulusal aidiyetiz’ şeklinde argümanlar ile gerçekleşti.” 
 
İÇ SÖMÜRGE OLARAK GÖRÜLÜYORDU
 
Durumu, "kurt ile kuzu" metaforu ile açıklayan Aydın, “Tepede duran kurt, kuzuya, ‘Benim suyumu bulandırıyorsun’ diyor. Kuzu ise Kurda, ‘Ben senin suyunu bulandıramam çünkü aşağıdayım. Senin suyun oradan buraya akıyor’ der. Böyle bir davranış sergilendi. Nitekim Kürtçenin yasaklanması, sürgün kararnameleri, bütün gizli raporlarda ‘Kürdistan’ diye tabir edilen ancak açık raporlarda ‘Şark’ diye tabir edilen bir bölgenin aslında yeniden yapılandırılması hedefteydi. Bu nedenle Balkanlardan, Kafkaslardan getirilen göçmenler yerleştirildi. Bu uygulamalarla bir mühendislik teknolojisi uygulandı. Bir iç sömürge atmosferi vardı” dedi. 
 
FETHETMEK İÇİN YAPILDI
 
Kurdistan’a demir yolunun götürüldüğünü ve bu demir yolunun “vatandaşlık hakkı” kapsamında götürülmediğine de işaret eden Aydın, “Bunları onu fethetmek etmek için yaptı. Nitekim İsmet İnönü örneğin Dersim ile ilgili  yazdığı raporlarda, ‘biz Dersim gaylesini demir yollarıyla çözdük’ diyor. Okullar da aynı şekilde yapıldı. Şimdi okullar aslında bir asimilasyon aracı olarak uygulandı. Bugün hala temel bir yara olan ana dil hakkının tanınmaması da zaten bunun göstergesidir. Bu açıdan baktığımızda aslında şunu teslim etmek lazım. Bu toprakları tektipleştirmek hedefi vardı. Yüzüncü yılına geldiğimiz Cumhuriyetin ne için demokratikleşemediğini esas cevabı bunlardır. Esas cevap burada aranmalıdır” diye kaydetti. 
 
BÜTÜNLÜKLÜ BİR ÇÖZÜMLEME
 
“Bu işin mayasında anti-demokrasi var” diyerek sözlerini sürdüren Aydın, Türkiye’nin NATO’ya girmesi ile de demokrasi açısından negatif bir etkinin oluştuğunu söyledi. AKP iktidarında aynı kapsamda politikalar işlediğini dile getiren Aydın, bu politikalar nedeniyle Cumhuriyet’in yüzüncü yıllına kadar demokrasinin yaşanmadığını belirtti. Aydın, “Bizim ayağımıza bağ, boynumuza kelepçe olan tüm yasakları gideren ve geçmişte yapılan hatanın da özeleştirisi bir yerden kurulursa önümüz açık olur. İkinci yüzyıla sorunları çözmüş olarak geçeriz. Böylesi bir çözümleme yapılmasa demektir ki; bizi yönetenler ister modernist, ister gelenekçi veya ister Kemalist ya da İslamcı fark etmez, bizi demek ki ikinci yüzyılda da birincisi gibi yönetmek istiyorlar. Yine Kürtlük, Alevilik, sendikalar, haklar yasak. Ne olacak? Böyle bir atmosferde kimse kalkıp niye İslamcılar iktidara geldi, geliyor demesin. Toplumu sıkıştırırsanız İslamcılar gelir. Toplumu çaresiz bırakırsanız, sol ayağını kırarsanız, toplumun çoğulcu dinamizmini yasaklarsanız, çürüme kaçınılmaz olur. O yüzden bütünlük ve bilimsel bir çözümleme yapmak lazım” diye belirtti.
 
‘PAN ZEHİRDİR’
 
PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın geliştirdiği “Demokratik Cumhuriyet"e işaret eden Aydın, “Demokratik Cumhuriyet çok kimlikli, çok kültürlü bir Cumhuriyet demektir. Herkesin kendini ifade edebileceği bir Cumhuriyet demektir. Vatandaşın vatandaş olmadan gelen haklarını kendini nasıl görüyorsa öyle yaşama hakkının tanındığı bir Cumhuriyet demektir. Bu açından baktığımızda Demokratik Cumhuriyet ‘Kemalist Cumhuriyet’e’ karşı bir panzehirdir. Demokratik Cumhuriyet önümüzdeki dönemde gerçek anlamda toplumsal kardeşliğin, ekonomik refahın, komşularla barışabilmenin ve dünyada saygın bir yer edebilmenin olmazsa olmaz gereğidir. İkinci yüzyılını Türkiye Cumhuriyeti birincisi gibi geçiremez. Şu anda her ilişkisi tıkanmış halden zaten net olarak görülüyor”  diye kaydetti. 
 
‘DEMOKRATİK CUMHURİYET ŞANSTIR’
 
“Demokratik Cumhuriyet, bir seçenek ve şans ile imkandır” diyen Aydın, sözlerini “Toplumun bütün kesimleri tarafından anlaşılması lazım. Türkiye’nin demokrasi güçlerinin de Kürt hareketi, Alevi hareketi, sosyalistler ve herkes bunu toplumun diğer kesimlerine anlatma beceresi de göstermesi lazım. Burada da bir eksiklik olduğunu düşünüyorum. Demokratik Cumhuriyet; Türkiye’nin kanamakta olan yaralarının tedavi edilmesinin biricik yol ve yöntemidir” şeklinde konuştu. 
 
MA / Mehmet Aslan
 

Diğer başlıklar

14/01/2023
23:35 Suriye Dışişleri Bakanı: İşgal sona ermeden ilişkiler normalleşemez
21:59 Sinpaş projesine ilişkin açıklama: Tehlike saçıyor
21:40 Uca, Abdullah Öcalan'a yönelik disiplin cezalarının gerekçesini sordu
21:28 Êlih’te erkek şiddeti
21:23 İzmir'de 2 belediye TİS imzaladı
20:57 İstanbul Emek ve Özgürlük İttifakı mitingine hazır
20:29 Fincancı: Mücadele duvarların ardında buluşmamızı sağladı
19:19 Çocuğa tecavüzde bulunan 4 kişi tutuklandı
18:54 Belediye şirket işçileri kadro talep etti
18:25 Üniversite sınırlarında bir çocuk tecavüze uğradı
17:55 KESK’ten DBP’ye dayanışma ziyareti
17:37 Serê Salê kutlaması: Kürt kültürüne sahip çıkalım
17:10 İkizköy'ün 40 yıllık ekoloji mücadelesi konuşuldu
17:00 Bayındır’ın taziyesine kitlesel ziyaret
16:59 Amed 78’liler Derneği yeni yönetimini belirledi
16:06 Gazeteci Candemir’e haber soruşturması
15:55 Bozgeyik: Hukuksuzluklara karşı direneceğiz
15:24 83 yaşındaki Güler’in serbest bırakılması istendi
15:18 KESK’ten memur ve emekli zam oranlarına tepki
15:10 Ölüm orucu direnişçisi Kurt’un cenazesi Türkiye’ye getirildi
15:10 Amedspor Kadın Futbol Takımı maçı hükmen kazandı
15:08 Colemêrg Barosu’ndan Adalet Bakanlığı ve TBB’ye başvuru
15:03 Ağır hasta tutuklu Tanhan'ın durumu giderek kötüleşiyor
14:54 DBP: İmralı’daki tecride son verilsin
14:40 'Basa katliamı failleri yargılansın'
14:14 Cumartesi Anneleri: Canan’ın failleri cezalandırılmalı
14:00 Taziye ziyareti: Bubo Taş’ın duruşu, tecridin karşısında isyandır
13:46 Amed'te fırın işçileri iş bıraktı
13:33 Gabar’da yaşamını yitiren Sungur defnedildi
13:21 Yeşil Sol Parti Eşsözcüsü Akın: Birlikte mücadele ederek kazanacağız
12:03 Kayıp yakınları ‘failleri’ sordu
11:34 Şenyaşar ailesi: Adalet talebimizle 17 Ocak'ta Malatya'dayız
11:06 Sincan Kadın Cezaevi’nde odalar kameralarla izleniyor
10:57 Geverliler: En büyük hazinemiz irademizdir
09:52 Başvuruya 87 gündür yanıt verilmedi: Adalet Bakanlığı suç işliyor
09:51 Eser’i katleden polise dava: Öngörmesine rağmen ateş etti
09:50 KESK Eş Genel Başkanı Bozgeyik: Hiper enflasyonla karşı karşıyayız
09:43 Türkiye’den Fransa’ya ‘katliamın üstünü ört’ baskısı
09:39 Emek ve Özgürlük İttifakı mitingle yeni dönemi başlatıyor
09:23 Savunma Bakanlığı: Suriye’de 1 asker öldü
09:08 Güven'in aralarında olduğu 27 kişinin cezası bozuldu
09:03 Bêkes Qadir: Kürtlerin birliği tüm siyasi güçlerin boynunun borcudur
09:03 Tahıl ambarı Riha kuraklık pençesinde!
09:01 TÖP Sözcüsü Gözen: Sürece meydan okuyarak giriyoruz
09:01 'Özerk Şengal talebinden vazgeçirmek istiyorlar'
09:01 Danıştay, Sûr'da katledilen 14 yaşındaki çocuğun dosyasını bozdu
09:00 Wan’da hal esnafı krizde
09:00 14 OCAK 2023 GÜNDEMİ
08:52 HDP kapatma davasını işaret ederek soru soran Doç. Dr. Yücel görevden uzaklaştırıldı
08:33 Kürtçe konser polisin tehdidiyle iptal edildi
08:30 HDP Gençlik Meclisi’nden Veysi Taş için eylem
13/01/2023
23:13 Kürtlerin yeni yılı konserlerle kutlandı
21:15 MKM’den Serê Salê etkinliği
20:45 IPI'den Türkiye'deki gazetecilere yönelik baskı listesi
20:08 Cizîr’de Serê Salê kutlaması
20:01 İzmir’de ulaşım zammı protestosu
19:27 Adana'da bir çocuğa cinsel saldırı
19:22 Wan’da gözaltına alınan öğrenciler serbest bırakıldı
19:03 BİK, internet haber siteleri için yönetmeliği kabul etti
18:42 Gözaltındaki HDP’liler serbest bırakıldı
18:30 ‘TÜİK’in sahte verileri maaşlarımızı eritiyor’
18:10 Alparslan Kuytul'un yargılandığı dava ertelendi
17:37 Emek ve Özgürlük İttifakı mitingi için kitlesel bildiri dağıtımı
17:26 İzmir'de 2 gözaltı
17:25 Wan’da şüpheli kadın ölümü
17:21 İnsan hakları savunucularının duruşması görüldü
17:17 'Kemal Pir Yoldaş' ezgisine beraat
17:08 Boğaziçi öğrencilerinin duruşması ertelendi
16:52 Mücadele Birliği Platformu’ndan LC Waikiki işçilerine destek
16:19 Wan’da Serê Salê etkinliğine polis saldırısı
15:45 Ailelerden İmralı için görüşme başvurusu
15:38 TSK Bradost’ta ateş açtı: 2 çocuk yaralandı
15:33 Amed’de Serê Salê coşkusu
15:17 İç Anadolu Bölgesi cezaevleri raporu: İhlaller artıyor
15:10 Gazeteci Sezgin Kartal tutuklandı
14:58 Şengal’de katledilen Merdîn için taziye kuruldu
14:58 İzmir'in Çernobili bebekleri öldürüyor!
14:56 Tarihi Turistik Otel mevzuata aykırı bir şekilde yıkıldı
14:55 HDP’li vekil Bülbül’ün yurt dışına çıkışına engel
14:17 Bedenini ateşe veren Veysi Taş: Eylemim Abdullah Öcalan içindir
14:08 Aydın ve yazarlar: Oylarımız barış isteyenlere
13:44 Wan Barosu: Askerlerin tecavüz dosyası kamuoyundan gizleniyor
13:38 JIN TV’ye ödül davasında AYM kararları dikkate alınmadı
13:23 Dêrazor’da 2 DAİŞ’li öldürüldü
13:13 Şenyaşar ailesi AKP'li vekilleri duruşmaya çağırdı
13:12 Gazeteci Kartal hakkında tutuklama talebi
12:38 Süleymaniye’deki gaz sahasında patlama
12:33 ŞanoWan'ın Ocak ayı programı başlıyor
12:33 Mêrdîn’de Serê Salê kutlaması
11:56 Yunus Kardağı ve Mustafa Bayındır toprağa verildi
11:45 DİAYDER Başkanı Baran hakkında tahliye kararı
11:43 Sanatçı Tunç’tan yeni albüm
11:23 Tutuklulardan Fransa Konsolosluğu’na mektup: Katliamı aydınlatın
11:22 Mehmet Öcalan: Herkes gücü oranında tecride karşı çıkmalı
11:08 Adalet Nöbeti 17'nci gününde: Çözümün anahtarı İmralı'da
10:58 Oyuncu Kaya tecavüz faili Orhan’ın şikayeti üzerine ifade verdi
10:57 Mütalaa öncesi Kobanê Davası’na dosya eklendi
10:31 Mêrdîn’de bedenini ateşe veren yurttaş hayatını kaybetti
10:24 Tarsus'ta bir kadın katledildi
09:59 Güçlü’nün cenazesi 4 ay sonra ailesine verildi
09:37 Salih Muslim: Suriye meselesini Suriyeliler çözebilir
09:06 Şengal heyetinin Irak ziyaretinde neler konuşuldu?
09:05 'Birlikte değiştirelim' mitingi hazırlıkları tamam
09:04 Pazarda işler kesat: Seçimi bekliyoruz
09:04 Tutuklulara ‘iyi hal’ sorusu: Abdullah Öcalan hakkında ne düşünüyorsun?
09:04 HDP Amed'de kongreye gidiyor
09:03 ‘Genelge hasta tutuklular için çözüm niteliği taşımıyor’
09:01 Gazeteci Muhammed: Türkiye saldırıları arttıkça DAİŞ büyüyor
09:01 Wan sokakları: Biz oldukça HDP ayakta olacak
09:00 13 OCAK 2023 GÜNDEMİ
12/01/2023
23:04 Menal Mêrdîn son yolculuğuna uğurlandı
21:57 Gözaltındaki Kartal’ın adliyeye çıkarılması bekleniyor
21:35 Ege’de peş peşe deprem
20:00 ÖHD, Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'ne ilişkin raporunu açıkladı
19:45 Korucular çatıştı: 2 ölü, 8 yaralı
19:24 Buldan: HDP hiçbir masanın yancısı değildir, biz üçüncü yolun yolcusuyuz
19:07 Amedspor'a oyuncu transferi
18:46 Elazığ Cezaevi’nde 6 tutuklu açlık grevine başladı
17:46 Riha KESK Şubeler Platformu’ndan zam oranlarına tepki
17:11 Cezaevinde görüntülü işkence davası ertelendi
16:25 HDP Torbalı İlçe Örgütü: İmralı tecridi son bulsun
16:21 Mahkeme Nagihan Erbek’in tahliye talebini reddetti
16:14 Dil kurumlarından ortak açıklama: Kürtçe eğitim dili olmalı
15:39 Êlih’te 28 kişinin davası ertelendi
15:19 Abdullah Öcalan’a 3 aylık yeni aile görüş yasağı
15:13 'Kadın düşmanı Necip Mert Yalçın’ın okulla ilişiği kesilsin'
14:38 Kamu işçileri iş bıraktı
14:27 ‘TÜİK enflasyonu gizliyor'
14:07 Askerlere cinsel istismarda bulunan komutan ihraç edildi
13:56 CHP Soylu’nun trol dosyasını açıkladı
13:46 Adana Barosu: Kadın kazanımlarını koruyacağız
13:45 Kobanê eylemlerine 'finans davasında' SEGBİS arızası
13:27 Şêrawa’ya saldırıda 4 Şam askeri yaralandı
13:23 Êlih’te erkek şiddeti: 1 ölü, 2 yaralı
13:03 Okullarda seçmeli ders dayatması
12:17 Abdullah Öcalan’ın avukatlarından görüş başvurusu
11:47 OHAL Komisyonu 109 bin 332 dosyayı reddetti
11:37 Şenyaşar ailesi: 17 Ocak'ta Meletî'deyiz
11:33 Günay: Hiçbir baskı bu mücadele geleneğini küçültmedi, çığ misali büyüttü
11:29 Barzani, Êzidî kazanımlarını hedef alan anlaşmanın uygulanmasını istedi
11:07 HDP'li vekillerden İmralı çağrısı: Abdullah Öcalan’ın sesi duyulmalı
10:13 Yeni bir yaşanabilir gezegen keşfedildi
10:09 Êlih'te Serê Salê kutlanacak
10:09 Okyanus sıcaklıkları en yüksek seviyede
09:03 Siyasetçilerden 15 Ocak çağrısı: Umudu haykıracağız
09:02 Dersim HES, baraj ve maden ocakları kıskacında
09:02 Giresun'da doğal balıkçılığı bitirecek proje
09:01 Kurkut cinayetini fotoğraflayan gazeteci Gök'ün cezası onandı
09:01 Hevsel’de gayriresmi talan: Aidiyet olmadığı için yıkıyorlar
09:01 Gazeteci Oremar: İran'da halk taleplerinde ısrarcı