HABER MERKEZİ - Demokratik Suriye Meclisi, “10 Mart Anlaşması: Çok Renkli ve Adem-i Merkeziyetçi Bir Suriye’ye Doğru İlerleme Yolları” başlıklı panel düzenledi.
Kuzey ve Doğu Suriye’nin Cizîre Kantonu’nun Qamişlo kentinde “10 Mart Anlaşması: Çok Renkli ve Adem-i Merkeziyetçi Bir Suriye’ye Doğru İlerleme Yolları” başlıklı panel düzenlendi. Panele, Özerk Yönetim kurumlarının üyeleri, sivil toplum temsilcileri, hukukçular, akademisyenler, siyasetçiler, gazeteciler, öğretmenler, araştırmacı ve aydınlar ile Serêkaniyê ve Efrîn’den göç eden temsilciler katıldı.
Paneli Demokratik Suriye Meclisi (MSD) Genel Meclis üyesi Hediya Şemo, MSD Cizîre Kantonu İlişkiler Ofisi Eşsaşkanı Derya Remedan ve MSD İlişkiler Ofisi Eşbaşkanı Hesen Mihemed Elî yönetti. Panelde konuşan Hediya Şemo, Suriye’de Baas rejiminin çöküşünün ardından Şam Hükümeti’nin birçok anayasal kongre topladığını hatırlattı. Ancak bu süreçlerin halkların katılımı olmadan gerçekleştiğini söyleyen Hediya Şemo, anayasaların ne halkları temsil ettiğini ne de kadınların haklarını güvence altına aldığını kaydetti.
Hesen Mihemed Elî ise, MSD’nin her zaman Suriye’deki gelişmeleri yakından takip ettiğini, mevcut durumun doğru analiz edilmemesi halinde kaosun derinleşeceğini söyledi. Türkiye ve İsrail’in Suriye’de farklı çıkar hesapları içinde olduğunu belirten Elî, “Suriye artık 2011 öncesine dönmeyecek. Merkezi bir devlete dönüşmesi mümkün değildir ve halk da bunu kabul etmez. Elbette sınırları olan bir devlet olacaktır, fakat adem-i merkeziyetçi bir yapı kaçınılmazdır” diye konuştu. Kuzey ve Doğu Suriye halklarının çok renkli ve adem-i merkeziyetçi bir yapının inşası için attığı adımların altını çizen Elî, Kürt ulusal konferansından çıkan ittifakın tüm Suriye için önemli bir mesaj olduğunu belirtti Esas meselenin yeni anayasada halkların haklarının güvence altına alınması olduğunu ifade edilen Elî, “Demokratik entegrasyon zorla değil, ortaklaşma ile sağlanabilir” dedi.
MSD’nin temel amacının Suriye’de istikrar ve halkların haklarını güvence altına almak olduğunu kaydeden Elî, 10 Mart Anlaşması’na ilişkin de şunları söyledi: “Bu anlaşma kısa vadede tüm sorunları çözmez. Anlaşma bir adımdı. Ancak üzerinde anlaşılmayan madde de entegre meselesidir. Asıl mesele demokratik entegrasyondur. Yeni Suriye’nin inşası, zorla değil, halkların ortaklaşmasıyla mümkün olur. Mevcut hükümet hâlâ eski rejimin şovenist bakış açısıyla hareket ediyor. Böyle bir yaklaşımla yeni bir Suriye ortaya çıkmaz.”
Elî, Türkiye’nin dış müdahalelerle süreci engellemeye çalıştığını, Paris görüşmelerini tıkayan taraflardan birinin Ankara olduğunu vurguladı.