Die Grünen Milletvekili Berivan Aslan: Avrupa siyasi çıkarları için sessiz, baskı yapmalıyız

Paylaş:
İZMİR - Uluslararası kamuoyunun sessizliğine değinen Avusturya Die Grünen Viyana Parlamentosu Milletvekili Berivan Aslan, "Suriye'yi güvenli bir ülke olarak değerlendirdikleri için, bu tezin farklı yansımasını istemiyorlar. Siyasi çıkarları değiştiği için sessizler" dedi. 
 
HTŞ, DAİŞ ve Türkiye destekli paramiliter gruplar, Halep'te Kürtlerin ve Süryanilerin yoğunlukta yaşadığı mahallelere gerçekleştirdiği saldırıların ardından, yönünü Rojava'ya çevirdi. Saldırılarda çok sayıda sivil katledilirken, kamuoyuna yansıyan görüntülerde ve Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'nin (SOHR) yaptığı açıklamalarda savaş suçlarının işlendiği belirtiliyor. Rojava'ya dönük saldırılara, Uluslararası Koalisyon ve uluslararası kamuoyunun sessizliği ise sürüyor. 
 
Avusturya Yeşiller Partisi (Die Grünen) Viyana Parlamentosu Milletvekili Berivan Aslan, Rojava'ya dönük saldırıları ve saldırılara karşı uluslararası kamuoyunun sessizliğini ajansımıza değerlendirdi.
 
Amerika'nın taraf değiştirdiğini belirten Berivan Aslan, Avrupa'nın sessizliğinin sebebinin ise mültecileri geri gönderme isteğinin olduğunu söyledi. İnsan hakları ihlallerinin bu sebeplerle görmezden gelindiğine işaret eden Berivan Aslan, "Suriye'yi güvenli bir ülke olarak değerlendirdikleri için bu tezin farklı yansımasını istemiyorlar. Siyasi çıkarları değiştikleri için sessizler. Mülteci sorununun oluşmasında etkili olan sebepler; İran, Şam, Colani gibi rejimlerdir. Kürtler, Avrupa'nın güvenlik sorununu çözdü. Binlerce IŞİD'liyi tutuklayıp cezaevine koydu ki bunların uluslararası mahkemelerde yargılanmalarını talep etti. Şimdi görüyoruz ki bütün IŞİD'liler hapishanelerden çıktı. Bunların hepsi tehlike haline geldi. Bunların bazıları Avrupa vatandaşı. Sorunsuz Almanya'ya, İngiltere'ye, İsviçre'ye vesaire geri dönecekler. Hepsi saatli bomba haline gelecek. Madem çıkarları doğrultusunda bu şekilde davrandılar, bizler de onlara baskı yapıp 'Bakın siz bu çıkarlar doğrultusunda davranıyorsunuz ama bu yanlış bir siyasi hesaplama. Çünkü Suriye rejiminin gerçekleştirdiği insan hakları ihlallerini görmezden gelerek daha fazla mültecinin gelmesine neden oluyorsunuz. Daha fazla krizlere neden oluyorsunuz' diyebilmeliyiz. Benim gibi insan hakları savunucuları ve siyasetçilerin birçoğu bulundukları ülkelerdeki dış ilişkiler bakanlığına baskı yapması lazım" dedi.
 
'HALKLARLA DA DİYALOG KURULMALI'
 
AB üzerinde "Ya Rojava'yı tanıyacaksınız ya da oradaki bütün etnik ve inanç gruplarının can güvenliğini sağlamak zorundasınız" baskısının yapılması gerektiğini dile getiren Berivan Aslan, "Güvenliğin sadece silahla değil; hukukla, diplomasiyle de sağlanması lazım. Neticede şu anda uluslararası hukuka aykırılık var. Avrupa ülkeleri kesinlikle bu uluslararası hukuka aykırı olan duruma net siyasi bir tutum alması lazım. Aynı zamanda bütün IŞİD suçlularının cezasız kalmaması için uluslararası yargı süreçlerini desteklemesi lazım. Şu an Avrupa aktörlerinde şöyle bir eksiklik var: Sadece Suriye rejimi ile temas içerisindeler. Bölgesel aktörlerle diyalog içinde değiller. Bu büyük bir yanlış. Mazlum Abdi'yle, Alevilerle, Ezidilerle bir diyalog içerisine girmeleri lazım. Sivilleri hedef alan bir saldırı var. Bu saldırıların durdurulması için baskı uygulanması gerekiyor" diye kaydetti. 
 
'AVRUPA ÜLKELERİ ŞİDDETİ DURDURMAK İÇİN SİNYAL VERMELİ'
 
Avrupa ülkelerinin krizi ve şiddeti durdurmaları için Türkiye ve Suriye Geçiş Hükümeti’ne sinyal vermesini isteyen Berivan Aslan, "Özerklik talebi birçok ülkede mevcut. Federal sistemler de, bütün demokratik ülkelerde var. İsviçre'de, İtalya'da var. Bu modellerin kendilerini çok iyi koruduğunu gördük. Çözüm ya hep ya hiç olmaması lazım. Kapsayıcı, anayasal güvence altına alınmış modeller aranmalıdır. Tamamen silahlı mücadeleye ve silah üzerine odaklanılmaması gerekiyor. Biraz daha siyasal ve anayasal uzlaşı bulmak lazım" ifadelerini kullandı. 
 
'TÜRKİYE BARIŞ SÜRECİNİ TEHLİKEYE ATACAK ŞEKİLDE SİYASET YAPMAMALI'
 
Türkiye'de yürütülen barış sürecine de değinen Berivan Aslan, Türkiye'nin kritik bir aşamada olduğunun altını çizdi. Türkiye'nin bölgesel barışı önceleyen sorumlu bir dil kullanması gerektiğini kaydeden Berivan Aslan, "Gerginliği artıran kutuplaştırıcı söylemlerde bulunmaması lazım. Neticede Türkiye'de yaşayan milyonlarca Kürt var. Barış sürecini istiyorsa yıkıcı değil, yapıcı bir dil kullanıyor olması lazım. Ben bunu maalesef görmüyorum. Gerek Türkiye'de gerekse Suriye'de yüzyıllar boyunca insanlar acı ve ölümle sınandı. Toplumsal dengeler değişti. Bu gerilimin azalması ve çatışmaların sona erdirilmesi konusunda asıl sorumluluk Türkiye ve Suriye hükümetindedir. Her ne olursa olsun kışkırtmadan, siyasi sorumluluğa sahip ve geleceğe yönelik siyaset yapmalarını diliyorum. Bu kışkırtıcı dil Türkiye'deki barış sürecini de tehlikeye atıyor" diye konuştu.
 
MA / Can Kırbaş