Her bir kadın bir hikaye: Yaşama meydan okudum

Paylaş:

ANTALYA - Karşılaştığı zorluklara karşı pes etmeyerek hikayesinin öznesi olan Katibe Tekin, hem 32 yıldır cezaevinde olan eşinin görüşlerini aksatmadı hem de 7 çocuğunu tek başına büyüttü. Katibe Tekin, mücadelesini ise “yaşama meydan okudum” diyerek özetledi. 

Kürdistan ve Ortadoğu coğrafyasında yaşam süren her bir kadın bir hikaye demek. Kimi hikayeler yaşanmamış ya da yarım kalmış olsa da, kimi hikayeler mücadeleyle ilmek ilmek örüldü. Kimi ilk isyan bayrağını aileye çekerken, kimi hüküm süren erkek egemenliğine, devlete başkaldırıyla adım atıyor mücadele hayatına. Yaşamı mücadeleyle geçen sayısız Kürt kadından biri de eşi 32 yıldır cezaevinde olan ve 7 çocuğunu tek başına büyüten 58 yaşındaki Katibe Tekin. 
 
Elîh’in Kercews ilçesine bağlı Balanî köyünde dünyaya gelen Katibe Tekin, erkek egemenliğinin hakim olduğu bir toplumda büyüdü. 7 yaşında iken babası yaşamını yitiren Katibe Tekin, 5 kardeşin anneleri tarafından büyütüldüğünü söyledi. 
 
YAŞAMI MÜCADELEYLE GEÇTİ 
 
15 yaşında evlendirilen Katibe Tekin, daha sonra Antalya’ya göç ettiklerini belirtti. 18 yaşından küçükken ilk çocuğu dünyaya gelen Katibe Tekin, geçen süreçte eşinin 6 kez gözaltına alındığını ve işkencelere maruz kaldığını dile getirdi. Bir defasında tutuklanan eşinin 10 ay cezaevinde tutulduğunu belirten Katibe Tekin, tahliye olduktan kısa bir süre sonra tekrar tutuklandığında 23-24 yaşlarında olduğunu söyledi. Bu esnada hamile olduğunu ve çocuğunu eşi cezaevindeyken doğurduğunu ifade eden Katibe Tekin, kendisi için zorlu yaşamın böylece başladığını dile getirdi. Katibe Tekin, “En büyük çocuğum 12 yaşındaydı, diğer oğlum ise 11 yaşında idi. Okula gidiyorlardı. Okuldan sonra ayakkabı boyacılığı yapıp, simit satmak zorunda kaldılar. Çocuklarım küçük olduğu için başlarda çalışamıyordum. Daha sonra çocukları büyük abilerine teslim ederek, bahçelerde çalışmaya başladım. Hepsi küçük oldukları için aklım hep onlardaydı. Başlarına kötü bir şey gelmesinden hep korktum.  Bu süreçte uzak kentlerde olan eşimin görüşüne gitmeye çalışıyordum. Bazen otobüsle 12 saate varan yolculuk yapmak zorunda kalıyordum. Küçük kızım kucağımdaydı ve kollarım yorulduğunda onu ayaklarım dibinde bırakıyordum. Böylesi zahmetli yolculuk ve yaşam mücadelesi vermenin yanında diğer çocuklarım küçük olduğu için evde bırakıyordum. Onlar için yemek hazırlıyordum ve iyice tembihliyordum  ‘evden çıkmayın ve kimseye kapı açmayın’ diye. Özellikle kış aylarında kaygılarım ve korkum daha da artıyordu. Çünkü evde soba vardı ve aklımda hep ‘soba devrilse ne olur’ sorusu vardı. Hastalansalar kim bakacaktı onlara? Cezaevi görüşünden dönene kadar hep bir korku ve panikle yaşadım. Yaşadıklarım anlatmakla bitmez. Bu zorlu mücadeleyi bir Allah bilir bir de ben bilirim” diyerek, yaşamının bir kesitini özetledi. 
 
‘KIZIM 4 YAŞINDA BABASINI CEZAEVİNDE TANIDI’
 
Eşi tutuklandığında hamile olduğunu vurgulayan Katibe Tekin, “Kızım ilk olarak 6- 7 aylık iken babası kucağına aldı. 4 yaşında da Yozgat Cezaevi’nde babasıyla tanıştı. Şuan kızım 31 yaşında ve hala babası cezaevinde. Eşim tutuklandığında en büyük çocuğum 12 yaşında idi ve 21 yaşında evlendi. Çocuk sahibi oldu. 15 torunum oldu ama hala İbrahim cezaevinde. Çocuklarıma annelik ve öğretmenlik yaptım. Elimden geldiğince tüm ihtiyaçlarını kendi başıma gidermeye çalıştım” ifadelerini kullandı. 
 
‘KADINLAR KENDİNE GÜVENMELİ’
 
Katibe Tekin, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne giderken, kadınlara şu çağrıda bulundu: “Kendi ayakları üzerinde durabilir. Yeter ki kendilerine güvensinler. Ben tek başıma 7 çocuk büyüttüm. Kendime güvenmeseydim nasıl büyütürdüm? Bunu yaparken de hem eşimin mücadelesine sahip çıktım hem de yaşama meydan okudum. Cezaevindeki eşimden güç aldım,  o da benden güç aldı. Bu yönüyle birbirimize güç verdik.”
 
MA / Mehmet Güleş 
 
 
İlgili Haberler
Raporlar, ‘Aile Yılı’ stratejisinin kadın katliamını arttıracağını gösterdi
Raporlar, ‘Aile Yılı’ stratejisinin kadın katliamını arttıracağını gösterdi

İktidar Aile ve Nüfus On Yılı” politikası kapsamında dayatmaları sürerken KCDP’nin son 10 yıla dair kadın cinayetleri raporlarına göre katledilen 3 bin 703 kadından, en az 2 bin 463’ü aile içinde katledildi.

Kadınların talebi karşılık buldu: Deştadarê'de Jinkom ile yeni yaşam adımı
Kadınların talebi karşılık buldu: Deştadarê'de Jinkom ile yeni yaşam adımı

Deştadarê'de kadınların ortak talepleri üzerine Jinkom Kadın Dayanışma Merkezi ile kütüphane kurulacak.

Prof. Dr. Kathleen Lynch: Barışın başrolü kadınlardır
Prof. Dr. Kathleen Lynch: Barışın başrolü kadınlardır

Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin kurumsal, ekonomik ve hak odaklı adımlarla inşa edilebileceğini belirten İrlandalı sosyolog Kathleen Lynch, egemen güçlerin tarihsel anlatıyı ve dili kontrol ettiği sistemlerde resmi programların tek başına yetersiz kalacağını ve barışın başrolünün kadınlar olduğunu söyledi.

Kahire’de Jineolojî Merkezi: Bölgedeki parçaları birleştiren bir platform olacak  <font color=#ff0000> SÖYLEŞİ </font>
Kahire’de Jineolojî Merkezi: Bölgedeki parçaları birleştiren bir platform olacak SÖYLEŞİ

Kahire’de açılan Jineolojî Düşünce, Araştırma ve Danışmanlık Merkezi Başkanı Dr. Dina Muhsin Ali, “Abdullah Öcalan’ın fikirleri sadece Kürt halkına ya da Kürt kadına özgü değil, bilakis her zaman, mekan, düne, bugüne ve yarına uygundur” dedi.

Birlikte yaşamın ruhunu besleyenler: Berîvanlar
Birlikte yaşamın ruhunu besleyenler: Berîvanlar

Kürdistan'da dayanışma kültürünün en eski örneği olan berîvanlık, zorlu koşullara rağmen yüksek yaylalarda sürdürülüyor. Birlikte yaşamın ruhunu besleyen berîvanlar, barışın kendilerine de lazım olduğunu dile getiriyor.