İHD Şirnex Eşbaşkanı: Barış için bu tarihi fırsat heba edilmemeli

Paylaş:

ŞIRNEX - İHD Şirnex Şube Eşbaşkanı Şivan Sakman, kalıcı barış için demokratik ve hukuki adımların atılması gerektiğini belirterek "Toplum artık çatışma değil barış istiyor. Bu tarihi fırsat heba edilmemeli" dedi.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlattığı Barış ve Demokratik Toplum Süreci devam ediyor. Süreç kapsamında Meclis’ten beklenen yasal düzenlemeler henüz çıkmazken, toplumun farklı kesimlerinden devlete bir an önce adım atılması çağrıları yükseliyor. İnsan Hakları Derneği (İHD) Şirnex Şubesi’de bu taleple 8 haftadır “Barış Nöbeti” tutuyor. Bu talebin herkesin talebi olduğunu belirten İHD Şirnex Şubesi Eşbaşkanı Şivan Sakman, çatışmasızlık ortamının kalıcı barışa dönüşmesi için demokratik ve hukuki adımların geciktirilmeden atılması gerektiğini söyledi.
 
 
'TARİHİ FIRSAT HEBA EDİLMEMELİ’
 
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin toplum açısından önemli bir fırsat yarattığını dile getiren Sakman, iki aydır nöbet tuttuklarını ve bu nöbetin yıllardır yürüttükleri mücadelenin bir parçası olduğunu söyledi. Silahların yakılmasının sadece bir sembol olarak hatırlanmaması gerektiğini belirten Sakman, “İktidar ve Meclis halkın barış beklentisine yanıt verecek somut adımlar atmalıdır. Silahların, çatışmaların ve savaşın bu topraklardan tamamen çekildiği, kimsenin yaşamını yitirmediği, hiçbir eve cenazenin gitmediği bir geleceği birlikte kurabiliriz. Bu tarihi fırsat heba edilmemeli. Bir daha yüzümüzü karanlığa değil, barışa, demokrasiye ve halkların kardeşliğine dönmeliyiz. Bu umudu büyütmeye ve barış talebini her koşulda dile getirmeye devam edeceğiz" İfadelerin kullandı 
 
Sürece ilişkin beklentilerin halen karşılanmadığını dile getiren Sakman, kalıcı barışın ancak demokratikleşme adımlarıyla mümkün olacağını belirterek "Toplumun beklediği somut adımlar hala atılmış değil. Eğer gerçekten kalıcı bir barış inşa etmek istiyorsak önce dili değiştirmeliyiz. Tekçi, inkarcı, herkesi aynı kalıba sokan anlayışla barış kurulamaz” dedi. 
 
‘HERKES BARIŞ DİLİ KULLANMALI’ 
 
Süreç kapsamında herkesin barış dili kurması gerektiğini altını çizen Sakman, “Meclis bu konuda sorumluluk almalı ve yıllardır çözülemeyen bu meseleyi demokratik yollarla çözmek için gerekli adımları atmalıdır. Çünkü toplum artık çatışmayı değil, barışı; inkarı değil, eşitliği; kutuplaşmayı değil, halkların kardeşliğini istiyor. Yaklaşık elli yıldır devam eden bu sorunun nedenleri ortadadır. Yasalar değişmeden, farklılıkları yok sayan anlayış ortadan kalkmadan gerçek anlamda bir barış kurulamaz. Bugün hala Terörle Mücadele Kanunu başta olmak üzere birçok düzenleme toplumun demokratik taleplerinin önünde engel olarak duruyor. Eğitim sisteminden yasalara kadar birçok alanda değişime ihtiyaç var. Biz sırtımızı Botan halkına, yüzümüzü Dicle Nehri'ne dönerek halkımız adına kalıcı barış talep ediyoruz. İstiyoruz ki bu süreç halkların kardeşliğini büyüten bir sürece dönüşsün" ifadelerini kullandı. 
 
'BARIŞ EN ÇOK ANNELRİN HAKKIDIR’
 
Barış talebinin en güçlü şekilde toplumdan ve özellikle de annelerden yükseldiğini dile getiren Sakman, bu çağrının karşılıksız bırakılmaması gerektiğini vurguladı. Annelerin acılarının ortak olduğunun altını çizen Sakman, “Bugün onların ortak talebi barıştır. Hiçbir annenin gözyaşı dökmediği, hiçbir eve cenazenin gitmediği bir ülke istiyorlar. Biz insan hakları savunucuları olarak annelerin bu talebinin arkasındayız. Barış en çok annelerin hakkıdır. Artık bu ülkede yas değil umut konuşulmalıdır. İnsan Hakları Derneği'nin verilerine göre bugüne kadar 349 toplu mezar açığa çıkarıldı. Buna rağmen yüzlerce toplu mezar hâlâ açılmayı bekliyor. Binlerce aile yakınlarının mezar yerini bilmiyor. Toplumsal barış ancak hakikatlerin ortaya çıkarılmasıyla mümkündür. Bunun için Meclis bünyesinde bir Barış Komisyonu ile Hakikatleri Araştırma Komisyonu kurulmalıdır. Geçmişle yüzleşmeden, yaşanan acılarla hesaplaşmadan kalıcı barış kurulamaz" diye konuştu
 
'HAKİKATLERLE YÜZLEŞİLMELİ’
 
Barışın demokratik hakların güvence altına alınmasıyla güçleneceğini söyleyen Sakman, "Bugün insanlar kendi anadilleriyle ibadet edemiyor. Diyanet İşleri Başkanlığı hutbeleri birçok dilde yayımlıyor ama Kürtçeye yer vermiyor. Milyonlarca insanın konuştuğu bir dilin yok sayılması kabul edilemez. Anadilin kamusal yaşamın her alanında özgürce kullanılmasının önü açılmalıdır. Kalıcı barışın yolu aynı zamanda eşit yurttaşlıktan geçiyor. Şeyh Said'in, Seyid Rıza'nın, Said-i Nursi'nin mezar yerleri hala açıklanmış değil. Ailelerin en temel hakkı yakınlarının mezarını bilmektir. Bu belirsizlik sona erdirilmeli, mezar yerleri açıklanmalıdır. Bunlar barış sürecinin vicdani yönünü oluşturan adımlardır. Bugün bizi mutlu eden tek şey artık gençlerin ölmemesi, cenazelerin gelmemesi ve annelerin yeni acılar yaşamamasıdır. Ama bunun kalıcı olması için demokratik adımların atılması gerekiyor. Eğer bu süreç gerekli yasal düzenlemelerle desteklenmezse yeniden tıkanma riski vardır. Bu nedenle bir kez daha çağrımızı yineliyoruz. 2026 yılı barış ve kardeşlik yılı olsun. Kimsenin dili, kimliği ve inancı nedeniyle ayrımcılığa uğramadığı, hiçbir gencin yaşamını yitirmediği, annelerin ağlamadığı demokratik bir ülke istiyoruz" şeklinde konuştu.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
İlgili Haberler
TBB Delegesi Veysi Eski: Abdullah Öcalan'ın statüsü yasada yer almalı
TBB Delegesi Veysi Eski: Abdullah Öcalan'ın statüsü yasada yer almalı

TBB Delegesi Veysi Eski, çerçeve yasanın ölü doğmaması için konuya bütünsel bir şekilde yaklaşılması gerektiğini belirterek, "Bütünsel olması ve Sayın Öcalan'ın statüsünün de bu yasada yer alması gerekiyor" dedi.

Ceza hukukçusu Kanar: Abdullah Öcalan üzerindeki tüm sınırlamalar kaldırılmalı
Ceza hukukçusu Kanar: Abdullah Öcalan üzerindeki tüm sınırlamalar kaldırılmalı

“Çerçeve yasa”nın özgürlükçü ve kapsayıcı olması gerektiğini belirten ceza hukukçusu Ercan Kanar, Abdullah Öcalan üzerindeki tüm fiziki sınırlamaların kaldırılması gerektiğini vurguladı.

‘Abdullah Öcalan artık halkıyla buluşmalı’
‘Abdullah Öcalan artık halkıyla buluşmalı’

Türkiye'nin demokratikleşmesinde Abdullah Öcalan'ın rolüne değinen tutsak babası Hasan Demir, "Sayın Abdullah Öcalan'ın dışarıda kendi halkıyla buluşması lazım. Bunun için de 'umut hakkı’nın uygulanması gerekiyor" dedi.

İmralı Heyeti Abdullah Öcalan ile görüşecek
İmralı Heyeti Abdullah Öcalan ile görüşecek

DEM Parti İmralı Heyeti’nin 23 Temmuz’da Abdullah Öcalan ile görüşeceği belirtildi.

Abdullah Öcalan’ın avukatı: Statü ve rolünü oynayacağı koşullar sağlanmadan süreç sağlıklı ilerlemez <font color=#ff0000> SÖYLEŞİ </font>
Abdullah Öcalan’ın avukatı: Statü ve rolünü oynayacağı koşullar sağlanmadan süreç sağlıklı ilerlemez SÖYLEŞİ

Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin sonlandırılması gerektiğini belirten Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından Rezan Sarıca, “Ortaklaşılmadan bir çözümün gelmesi kolay değil. 10 yıllarca tek taraflı, muhataplık kabul etmeden atılan adımlar oldu. Fakat hepsi sonuçsuz kaldı” dedi.