Kox Festivali'nde Alevilere yönelik inkar tartışıldı

Paylaş:
MÛŞ -  Kox Festivali’nin üçüncü gününde gerçekleştirilen "Sivas'tan günümüze Alevilerin yurttaşlık mücadelesi" panelinde, Alevilere yönelik inkar, asimilasyon ve katliamlar tartışılarak, örgütlenme çalışmalarına dikkat çekildi.
 
Gimgim (Varto) Belediyesi öncülüğünde ve Gimgim'deki sivil toplum örgütlerinin katkılarıyla düzenlenen "Güneşin ülkesine barış, sanatın gücüyle gelecek" şiarıyla düzenlenen Kox Festivali, 3'üncü gününde sürüyor. Festival kapsamında Gimgim Cemevi'nde "Sivas'tan günümüze Alevilerin yurttaşlık mücadelesi" konulu panel düzenlendi. Panelist olarak Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Arslan ve Pir Sultan Abdal Derneği (PSKAD) Bölge Sorumlusu Latife Ulutaş'ın yer aldığı panele çok sayıda yurttaş katıldı. Panelden önce Sewaz Madımak'ta katledilen 33 kişi için saygı duruşuna duruldu. Katledilen 33 kişinin ismi okunarak "yaşıyor" denildi.
 
'ALEVİLERİ TANIMLAMAK KİMSENİN HADDİNE DEĞİL'
 
Sewaz'ta insanlığa karşı suç işlendiğini kaydeden Latife Ulutaş, Sewaz katliamının sadece Alevilerin sorunu olmadığını belirtti. Osmanlı'dan bu yana Alevilerin katliama uğratıldığını anımsatan Latife Ulutaş, "Kendi hakkımızla, hukukumuzla mücadele etmeye çalıştık. Ama Sivas'tan sonra 'Bu kadar acı, asimilasyon politikası yeter' dedik. Sivas'tan sonra örgütlülüğümüz arttı. Diğer katliamları olduğu gibi Sivas'ı unutturmadık. Aradan 33 yıl geçti. O gün doğan çocuklar hayatın bir noktasına geldi. Biz katliamı yapanların cezalandırılması için mücadele ettik. Orası utanç müzesi olsun diyoruz. Katliamla, asimilasyonla yok edemedikleri Aleviliği, Cemevi başkanlığı kurarak yok etmeye çalıştılar. Alevilerin tanımlaması yapılıyor. Bizi tanımlamak sizin haddiniz değil" ifadelerini kullandı.
 
'ÇOK İNANÇLI BİR COĞRAFYADAYIZ'
 
Çok inançlı bir coğrafyada yaşanıldığına dikkat çeken Mustafa Arslan, buna rağmen tekçiliğin dayatıldığını söyledi. Alevilerin katliama, inkara maruz kaldığını ifade eden Arslan, "Alevi kurumları 33 yıldır katledilen canlar için mücadele veriyor. Madımak katliamı örgütlü olmanın ne kadar önemli olduğunun göstergesidir. Tekçi bir anlayışa karşı bir şey söyleyeceksek, kendi içimizde tekçilik yapmayacağız. Alevilerin, Kürt'ü de, Türk'ü de, Arap'ı da var. Çokluluğun bir zenginlik olduğunu unutmamak lazım. Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki yaşamın her alanında zulümle karşı karşıyayız. Bugün Varto'dayız. Varto direnen, bilinçli bir halk. Ama Varto hala bu festivale yeterince katılmıyorsa demek ki hala tam anlamıyla örgütlülüğü sağlamadık" diye konuştu.
 
Festival, çeşitli etkinliklerle devam ediyor.