Patel: Rojava’daki savaşçılar sadece Suriye’yi değil dünyayı kurtardı

Paylaş:

HABER MERKEZİ - Uluslararası güçlerin kendi çıkarları için saldırılara sessiz kaldığını belirten KHRAG Eşbaşkanı Mahmoud Patel, Rojava’daki direnişin sadece Suriye’yi değil dünyayı kurtardığını kaydederek, halkın kararlılığının belirleyici olacağını söyledi. 

HTŞ, DAİŞ ve Türkiye destekli grupların Rojava’ya yönelik saldırıları devam ederken, uluslararası tepkiler de büyüyor. Güney Afrika’daki Kürt İnsan Hakları Eylem Grubu (KHRAG) Eşbaşkanı ve Güney Afrika’nın apartheid rejimine karşı yürütülen mücadelede yer almış olan Mahmoud Patel, Mezopotamya Ajansı’na (MA) konuştu.
 
Suriye’de Kürtlere dönük saldırıların yeni olmadığını, on yılı aşkın bir süredir Türkiye’nin bölgeyi Türkleştirmeyi hedeflediğini belirten Patel; Halep’te insanlığa karşı suçlar işlendiğini, Kürt kimliği ve kültürünün ortadan kaldırılmak istendiğini söyledi. Patel, “Önemli olan bir diğer husus da Türkiye'nin kendi ülkesinde devam eden barış sürecini sabote etmek istemesi. Şam’daki Colani rejimine Türkiye ve NATO müttefikleri tarafından yeşil ışık yakıldı. ABD onay vermemiş olsaydı, Türkiye bu adımı atamazdı” dedi.
 
‘SAVAŞÇILAR SADECE SURİYE’Yİ DEĞİL DÜNYAYI KURTARDI’
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, üst düzey bakanların ve generallerin insan hakları ihlallerinden sorumlu olduğunu ifade eden Patel, süreci şu sözlerle değerlendirdi: “Bunun soykırım niteliği taşıdığını söyleyebiliriz. Son haftalardaki veriler incelendiğinde örüntü aynıdır. Yerel Kürt nüfusun yerinden edilmesi ve Rojava’daki kazanımların yok edilmesi amaçlanıyor. Unutmayın ki, DAİŞ’e karşı savaşan ve onların hedeflerine ulaşmasını engelleyenler, Kuzey ve Doğu Suriye’deki savaşçılardı. Bu direniş yalnızca Suriye’yi değil; Türkiye’yi, Irak’ı, İran’ı ve hatta dünyanın geri kalanını da kurtardı. Bunu anlamamız gerekiyor.”
 
18 OCAK ‘ANLAŞMASI’
 
Saldırıların siviller için büyük tehdit oluşturduğunu belirten Patel, 18 Ocak’ta sunulan 14 maddelik “anlaşmanın” tek taraflı olduğunu ifade etti. Patel, “Bu anlaşma rejime her şeyi verirken, Kürt halkının etnik kimliğini ve koşullarını dikkate almamaktadır. Saldırıların temel amacı; Türkiye’deki barış sürecini etkisiz hale getirmek, Suriye’deki demokrasi projesini, eşitlikçi toplumu ve kadın haklarını hedef alan sistemi ortadan kaldırmaktır” dedi.
 
Patel, uluslararası kurumların yeterli baskı uygulamaması halinde Rojava’daki kazanımların yok olma riskiyle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Türkiye’nin askeri ve istihbarat desteğiyle faaliyet gösteren grupların uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirten Patel, “Mart 2025’te Halk Mahkemesi bu ihlallere dair karar vermişti ancak 2026 Ocak ayı itibarıyla saldırılar tekrar tırmandı. Sivil alanlar askeri bölge ilan edilerek sağlık tesisleri işlevsiz hale getiriliyor” şeklinde konuştu.
 
‘KÜRT HALKI NE ZAMAN GÜÇLENSE KOALİSYON DESTEĞİNİ GERİ ÇEKİYOR’
 
Şu anki saldırıların, Türkiye’nin tarihsel baskı politikalarının bir devamı olduğunu söyleyen Patel, “Kürt halkı ne zaman ilerleme kaydetse, uluslararası koalisyon desteğini geri çekiyor ve vekil güçlerin saldırılarına izin veriliyor. Yaşananlar savaş suçu ve insanlığa karşı suçlar çerçevesinde ele alınmalıdır. Tüm dayanışma dostlarını, insan hakları örgütlerini ve BM’yi, Rojava’daki bu ihlallerin durdurulması için ayağa kalkmaya çağırıyorum” diye konuştu. 
 
BM VE AB’NİN SORUMLULUĞU
 
Batılı ülkelerin Şam’daki rejime verdiği desteğin kabul edilemez olduğunu belirten Patel, bunun sadece BM’nin değil, AB’nin de sorumluluğu olduğunu söyledi. Fransa’nın bu süreçteki rolüne dikkat çeken Patel, “Fransa her zaman Kürt savaşçıların cesaretinden ve Rojava projesinin değerinden bahsetti. Öyleyse neden şimdi bu kazanımları desteklemiyorlar? Kürt halkı, en çok destek bekledikleri tarafından bir kez daha hayal kırıklığına uğratıldı” dedi.
 
‘HALKIN KARARLILIĞI ÇOK ÖNEMLİDİR’
 
Uluslararası güçlerin tutumu karşısında Kürt hareketinin stratejisini gözden geçirmesi gerektiğini belirten Patel, direnişin hayati önemde olduğunu vurguladı. Batı diplomasisinin sadece kendi çıkarlarını koruduğunu ifade eden Patel, “Bu bir ihanet olarak değerlendirilebilir. Derin ahlak ve insanlık duygusu, bölgesel çıkarlar uğruna terk edildi. Bu nedenle halkın kararlılığı belirleyicidir. Gelecekteki ittifaklar çok dikkatli ele alınmalıdır” uyarısında bulundu.
 
‘YALNIZ DEĞİLSİNİZ, DOSTLARINIZ VAR’
 
Kürtlere mesajını ileten Patel, “Yalnız değilsiniz. Sizinle dayanışma içinde olan dostlarınız var. Ancak sahada olan ve tüm yükü taşıyan sizsiniz; bu yüzden kararlılığınız belirleyicidir. Asla pes etmeyin. Kürt halkı dirençlidir, on yıllardır zorlukların üstesinden gelmiştir ve şüphesiz bu süreci de aşacaktır” şeklinde konuştu. 
 
MA / Hîvda Çelebi