HABER MERKEZİ - Kobanê, 2014-2015 sürecinde DAİŞ'in "yenilmezlik" algısının yerle bir edildiği yer olarak tarihe geçti. 11 yıl sonra yeniden devreye konulan senaryo da şimdiden direniş duvarına çarpmış durumda.
Kobanê, sadece bir kent değil, aynı zamanda direnişin kalesi ve simgesi olan bir yer. 2014-2015 sürecinde DAİŞ karanlığına karşı verilen mücadelenin merkezi; aylar süren kuşatmaya karşı kırılmayan iradenin sembolü.
DAİŞ'in "yenilmezlik" algısını yerle bir eden Kobanê, bugün benzer bir saldırıyla karşı karşıya. DAİŞ türevlerinden oluşan HTŞ, Türkiye destekli paramiliter gruplarla birlikte günlerdir kente saldırıyor.
Dört bir yanı kuşatılmış kentte ne su var ne de elektrik. Kent halkı buna rağmen boyun eğmiyor, yeni bir mücadele destanı yazıyor.
Suriye'nin kuzeyinde, Riha'nın Pirsûs (Suruç) ilçesinin sınırında bulunan Kobanê'nin direniş tarihini derledik.
KOBANÊ DİRENİŞİ TARİHİ
DAİŞ, Irak ve Suriye'de birçok kenti ele geçirdikten sonra 15 Eylül 2014 tarihinde yönünü Kobanê'ye çevirdi.
Kobanê, Rojava Devrimi'nin tohumlarının atıldığı bir kent olması nedeniyle önemliydi. DAİŞ'in buraya yönelmesinde de bu durum etkiliydi.
DAİŞ, gerçekleştirdiği katliamlarla çevre köyleri ele geçirdikten sonra Kobanê merkezi hedef aldı.
Irak ordusunun ardından bıraktığı ağır silahlarla gerçekleştirilen saldırılar giderek şiddetlendi.
Tarihler 2 Ekim'i gösterdiğinde Kobanê çevresinde bulunan 354 köyün 350'si işgal edilmişti. DAİŞ'liler 5 Ekim'de de Miştenûr Tepesi'ne ulaşmıştı.
Kısa bir sürede kenti ele geçirmeyi hedefleyen DAİŞ, burada Halk Savunma Birlikleri (YPG) ve Kadın Savunma Birlikleri'nin (YPJ) direnişine çarptı.
ARÎN MÎRKAN'IN EYLEMİ
YPJ komutanlarından Arîn Mîrkan ve Rîvana, bedenlerini siper ederek DAİŞ'in ilerleyişini bir süre durdurdu.
DAİŞ, 7 Ekim'den itibaren kent merkezine girmeyi başardı. Ekim ortasında ise neredeyse kentin yarısı işgal edilmişti.
YPG/YPJ'li savaşçılar, Şengal’de Êzidîlere dönük katliamın bir benzerinin yaşanmaması için sivilleri kentten tahliye etmeye başladı.
Halk, önce şehir merkezinin 5 kilometre batısındaki Til Şiîr köyüne, daha sonra Pirsûs (Suruç) ilçesine geçti.
Sınırda nöbet tutan binlerce kişi ise, günlerce DAİŞ'e karşı kalkan oldu.
ABDULLAH ÖCALAN’IN ÇAĞRISI
Dört bi yanı kuşatılan kente saldırılar her geçen gün daha da şiddetleniyordu. İmralı F Tipi Kapalı Cezaevi'nde HDP heyetiyle görüşen Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'dan bu sırada "seferberlik" çağrısı geldi.
Öcalan, “Bu ölüm çetelerine kolaylık sağlayanlar, meydan verenler ve kullanmaya çalışanlar bu tutumlarının bölge barışı başta olmak üzere halkların geleceğini tehlikeye atmakta olduğunu bilmelidir” diye kaydetti.
Federe Kürdistan Bölgesi'nden pêşmergeler de Kobanê'ye geçmek için Türkiye'den koridor açılmasını talep etti.
KOBANÊ SERHILDANI
Türkiye, ilk süreçe bu talebe karşılık vermedi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da Dîlok'ta yaptığı konuşmada, "Şu anda Ayn-el Arab da, diğer adıyla Kobani de, buyrun, düştü düşüyor" açıklaması yaptı.
Edoğan'ın bu sözleri büyük bir öfkeye neden oldu, tarihe "Kobanê Serhildanı" olarak geçen 6-9 Ekim protestoları başladı.
Eylemler kısa bir süre içinde 35 il ve 96 ilçeye yayıldı. İnsan Hakları Derneği'nin (İHD) raporuna göre, 7-12 Ekim 2014 tarihleri arasında Kobanê eylemlerinde ülke genelinde 46 kişi yaşamını yitirdi, 682 kişi yaralandı ve 323 kişi tutuklandı.
Eylemler, Öcalan'ın çağrısıyla durdu. Ardından pêşmergelerin Kobanê'ye geçişine izin verildi.
DÜNYA AYAKTA
Tüm bunların yanı sıra Avrupa'dan Asya'ya ve Ortadoğu'ya kadar milyonlarca kişi de DAİŞ saldırılarına karşı protesto eylemleri düzenliyordu.
Aralarında Nobel Barış Ödülü sahipleri, akademisyen, aydın, yazarlar ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin de bulunduğu binlerce kişinin çağrısı ile 1 Kasım tarihi, Dünya Kobanê Günü olarak kabul edildi.
Tepkilerin tüm dünyaya yayılması üzerine ABD öncülüğünde kurulan ve 6 Arap ülkesinin de içerisinde yer aldığı koalisyon güçleri, havadan DAİŞ mevzilerini vurmaya başladı.
Kasım 2014'te YPG, kritik Miştenur Tepesi'ni DAİŞ'ten temizledi. YPG, DAİŞ'in Reqa ve Grê Spî kentlerine lojistik sevkiyatı yaptığı Helinç yolunu da alarak, DAİŞ'e mühimmat desteğinin azalmasını sağladı.
Her gün darbe alan DAİŞ, bu sefer Türkiye üzerinden Kobanê'ye yeni bir saldırı dalgası başlattı. Ancak bu saldır da boşa çıkarıldı.
Bu durum artık DAİŞ için "sonun başlangıcı" oldu. DAİŞ, YPG/YPJ güçleri karşısında her gün mevzi kaybetmeye başladı. Kobanê köyleri tek tek DAİŞ hakimiyetinden çıkarıldı.
ÖZGÜRLÜK MÜJDESİ: 3'E 10 KALA...
DAİŞ'in yenilgisi ve tarihi Kobanê zaferinin müjdesi ise, kentin savunmasında yer alan YPG'li bir savaşçı tarafından tüm dünyaya verildi.
YPG'li savaşçı, saldırılardan 134 gün sonra, 26 Ocak 2015'te, "26'ê meha Çile 2015. Kobanê rizgar bû. Saet 3 kêm 10 deqe (26 Ocak 2015. Kobanê özgürleştirildi. Saat 3'e 10 kala" sözleriyle Kobanê zaferini duyurdu.
Ardından 15 Haziran 2015’te Girê Spî özgürleştirildi. Böylece DAİŞ'in Kobanê kuşatması tamamen ortadan kaldırılmış oldu.
DAİŞ'e karşı mücadele bununla da sona ermedi; 27 Temmuz'da Kobanê’nin Sirîn kasabası özgürleştirildi.
10 Ekim 2015'te Demokratik Suriye Güçleri'nin (QSD) kuruluşu ilan edildi. QSD, DAİŞ’i tamamen Suriye topraklarından atmak için Minbic, Tebqa ve Rakka'ya yöneldi. Bu kentler de özgürleştirildikten sonra sağ kalan DAİŞ üyeleri, Baxoz’da dar bir bölgede sıkıştırıldı ve bunlardan 3 bini teslim oldu.
KENT KÜLLERİNDEN DOĞDU
Yüzde 80'i harabeye dönen kent sonraki süreçte küllerinden doğdu.
Göç etmek zorunda kalanlar yeniden döndü. Kent el birliğiyle yeniden inşa edilmeye başlandı. Dünyadan da Kobanê'nin inşası için büyük bir destek sağlandı.
Binlerce yapı yeniden inşa edildi, hayatını kaybeden yüzlerce kişi yan yana defnedildi. Sağlık, eğitim, kültür-sanat, ekoloji, kadın, gençlik alanlarında birçok kurum inşa edildi. Mahalle ve köy meclisleri ile komünler oluşturularak, halkın yönetime katılımı sağlandı.
Kent DAİŞ’ten kurtarıldı ancak sonraski süreçte Türkiye'nin saldırıları son bulmadı. Türkiye, uzun yıllar Silahlı İnsansız Hava Araçları (SİHA) ile kenti birçok kez hedef aldı.
Kobanê'deki direnişin üzerinden 11 yılı aşkın bir süre geçti. Daha önce yenilgiye uğratılan zihniyet, 11 yıl sonra yeniden kenti hedef alıyor. HTŞ, DAİŞ ve Türkiye'ye bağlı gruplarla kenti kuşatmış durumda. Kentin elektrik ve suyu bu gruplar tarafından kesildi.
Ancak 7'den 70'e herkes saldırılara karşı direnişe geçmiş durumda. HTŞ'liler günlerdir Sirrîn civarında QSD ve YPJ'li savaşçıları hedef almalarına rağmen ilerleyemiyor.
MA / Azad Altay